Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu

Mevsimsel duygu durum bozukluğu mevsimsel depresyon ya da kış depresyonu olarak da bilinen bir depresyon şeklidir. Genellikle ilkbahar ve yaz aylarında gerilemekle birlikte sonbahar ve kış aylarında meydana gelir. Mevsim geçişlerinde nüksetmesi ve uzun süre devam edebilen bir rahatsızlık olması nedeniyle ciddi bir ruh sağlığı problemi olarak görülmektedir.

Görülme Sıklığı

Mevsimsel duygu durum bozukluğu görülme sıklığının kuzey ülkerinde yüzde 10’a yaklaştığı bilinmektedir. Kadınlarda görülme sıklığı ise erkeklere oranla yaklaşık 3 kat daha yüksek olduğu görülmektedir.

Belirtileri

En yaygın belirtileri artan uyku saatlerine rağmen enerji kaybı veya artan yorgunluk, aşırı yeme davranışı ile birlikte kilo alımını içerir. Mevsimsel duygu durum bozukluğu belirtileri majör depresyona benzer bir çok semptom içerebilir. Örneğin, üzüntü ya da depresif duygu durum hissi, daha önce zevk alınan aktivitelere karşı ilgi kaybı, konsantrasyon ve karar vermede güçlük gibi belirtiler görülebilir.

Nedenleri

Işığa karşı retinal duyarlılık gibi biyolojik faktörler bu bozukluğun ortaya çıkmasında rol oynayabilmekle birlikte strese ve depresyona yatkınlık ve gün ışığı saatlerinin kısa olduğu kuzey ülkelerinde yaşamak gibi faktörler etkili olabilir.

Tedavi Yöntemleri

Mevsimsel duygu durum bozukluğu ışık tedavisi, bilişsel-davranışçı terapi, ilaç tedavisi, ya da bu yöntemlerin çeşitli kombinasyonları ile etkili bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Işık Tedavisi

İlaç tedavisinde, kişi günün erken saatlerinde en az 20 dakika çok parlak bir ışığa maruz kalmaktadır. Genellikle, tedavi başladıktan 1-2 hafta sonra belirtilerde gerilemeler görülmektedir. Ancak, nüksetmeyi önlemek ve olumlu etkiyi sürdürebilmek için ışık tedavisi genellikle kış boyunca devam eder.

Bilişsel Davranışçı Terapi

Mevsimsel duygu durum bozukluğunun tedavisinde bilişsel davranışçı terapi önemli bir yere sahiptir. Öncelikle bireyin olumsuz ve işlevsiz bilişlerinin tanımlanması ve değiştirilmesi amaçlanr. Ayrca, özellikle uyku saatleri uzun olan bireyler için kış zamanlarını değerlendirebilecekleri etkinlik çizelgeleri oluşturularak davranışsal etkinleştirme kullanılır.

İlaç Tedavisi

Depresyon tedaivisinde kullanılan psikiyatrik ilaçlar bu bozukluğunun tedavisinde destekleyici ya da alternetif tedavi yöntemi olarak kullanılabilmektedir.

İletişimde Ses Tonu Nasıl Olmalıdır?

Ses insan iletişiminin en önemli parçalarından bir tanesidir. Sesinizle birlikte iletmiş olduğunuz mesajlar olabilir. Bunları belki bilerek belki de bilmeyerek kullanıyor olabilirsiniz. Bunun içinde öncelikli olarak ses tonunuzu tanımanız iyi bir fikir olacaktır. Sesin tınısı, yüksekliği, hızı ve netliği sizin iletişimdeki en büyük silahınız olacaktır.

Mesela aynı cümleyi birden fazla insanlara kullandırabilirsiniz. Ancak herkesin o cümleyi kullanış şekli yani sesin tınısı birbirinden farklı olacağından dolayı sesin tonu psikolojik sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Buradan baktınız zaman şunu söyleyebiliriz ki tüm kelimeler kendi içinde özlü bir sözdür.

İnsanlar birbirleriyle olan iletişimlerinin % 60’ını sözsüz olarak kullanırlar % 30’luk bölümde ise ses tonunu kullanırlar buradan da alınacak sonuç şu olacaktır. Biz insanların söyledikleri sözlerinin %90’ını ağzımızdan çıkmıyor.

İnsanların ses tonlarını incelediğiniz de ne yapmanız gerektiği de açıkça ortaya çıkıyor. Yani yabancı dil konuşan birisiyle muhabbet etmiş olsanız bile onların ne hissettiklerini ve düşündüklerini anlayabilirsiniz. İsterseniz aşağıda bunlara biraz örnek verelim.

Hangi ses tonu nasıl yorumlanır?

Derin ses tonunun insanın olgunluğunu hatırlattığını biliyoruz dolayısıyla bu da etrafındakilerine güven verecektir. İşte siz bu ses tonunu reklamlarda çok fazla dinliyorsunuz. Yani burada güzel bir tespit yapılmış ve insanın psikolojik olarak ürüne güven duyması sağlanıyor. Ancak burada sesin tonunun derecesi de önemlidir. ses çok yoğun bir tondaysa o zaman karanlık bir hisse kapılır.

Katı ses tonuna sahip olan kişiler seçkin ve önemli olarak hissedilirler.

Sessiz bir şekilde konuşan insanların zayıf ve güçsüz oldukları hissedilir. Bunun içinde genelde garip birisi şeklinde tanımlanabilirler.

Konuşurken titiz bir ses tonuna sahip olduğunuz da etrafınızdakiler tarafından güven duyulmazsınız. Her an bunun altından bir iş çıkabileceği düşüncesi oluşur.

Yani aslında ses öyle ince bir detaydır ki bir insanın kimliğinin doğrulanması içinde onu ele verecektir. Günümüzde teknolojik cihazlara da ulaşabilmek için sesin gücünden faydalanılır. Sesin önemli bir rolü vardır ki o da mahkemede delil olarak sunulabilir. Hatta parmak izinden çok daha güvenli bir tespittir.